Tarih Kurgu Değildir

Osmanlı tarihinde üzerinde düşünülmeden tartışılan konuların en başta geleni, matbaanın Türkiye’ye geç gelmesi meselesidir. Türkiye’ye matbaanın geç gelişi bitip tükenmek bilmeyen bir tartışma konusudur. Kimi günah diye matbaanın gelişine engel olundu derken kimi de hattatların boykotundan gelmedi der. Ancak gerçek çok basittir; matbaa okumadığımız için gelmedi.
Matbaanın geç gelmesi meselesi tartışılırken İstanbul’da bulunan 90 bin hattatın buna engel olduğu anlatılır. Bu bilgi üzerinde araştırma bile yapılmadan bir an düşünülse böyle bir şeyin mümkün olamayacağı rahatlıkla anlaşılır. Bırakın 90 bin hattatı, İstanbul’da bu kadar esnaf yoktu. Ayrıca bu kadar hattatımız olsa kütüphanelerde milyonlarca cilt yazma eserimizin olması gerekir.
Matbaanın geç gelmesiyle ilgili bir diğer yorum da Osmanlıların matbaayı günah diye geç kabul ettiğidir. Hâlbuki böyle bir sebeple matbaanın geç geldiğine dair elde hiçbir delil yoktur. Bu tamamen ideolojik bir yorumdur.”
“Başlangıçtan itibaren Ermeni sorunu siyasî bir kampanya olmuştur. Burada, Ermeni sorununa yönelik sahte bir tarih kurmak için, çeşitli malzemeler kabul edilmiştir, bunlar siyasî belgelerdir ve siyasî amaçlara göre oluşturulmuşlardır. Taşnak Gazetesinde çıkmış makaleler ya da İngiliz propaganda ofisinin ürettiği bazı belgeler kullanılır. Halbuki bunlar tarihte birer belge olarak kabul edilmez. (…) Burada gerçek tarihin nasıl yapılacağını bilmeyen kişiler, bütün bu yalanların gerçek olduğuna inanmaya başlamışlardır.”


Soru: Tarihsel bilginin üretim sürecinde çarpıtma, algı oluşturma, yönlendirme, görmezden gelme gibi yanlış tutum ve davranışlar ne gibi sorunlara yol açar? Bu durumu toplumlar, milletler ve devletler açısından değerlendirerek arkadaşlarınızla tartışınız.

Cevap: Tarihsel bilginin çarpıtılması, toplumların gerçekleri yanlış anlamasına ve olayları doğru değerlendirememesine neden olur. Bu, milletler arası düşmanlıklara yol açarak güven kaybına ve yanlış kararların alınmasına neden olabilir. Ayrıca, devletlerin tarihten ders çıkarma yetisini zayıflatır ve gelecekte aynı hataların tekrarlanmasına yol açar.
Soru: Metinlerden yararlanarak tarihçilerin sahip olması gereken ahlaki değerlere ilişkin üç ilke yazınız.

Cevap:
Tarafsızlık: Tarihçiler olayları ideolojik yorumlardan uzak bir şekilde değerlendirmelidir.

Doğruluk: Tarihsel belgeler ve kaynaklar doğrulukla incelenmeli ve çarpıtılmamalıdır.

Objektiflik: Bilimsel bir bakış açısıyla, politik ve kişisel çıkarları göz ardı ederek gerçekler ortaya konmalıdır.

Soru: Uygulama adımlarını takip ederek tarihsel bilginin üretim aşamalarını gösteren bir bilgi görseli 
İnsan, avcılık ve toplayıcılığa dayalı bir hayat sürdüğü Paleolitik ve Mezolitik devirlerde örtünme ihtiyacını büyük ölçüde avladığı hayvanların derilerinden karşılıyor olmalı idi. Bu nedenle, tekstilin ortaya çıkması yalnız örtünme ihtiyacına bağlanamaz. Zaman içinde değişen iklim koşulları, insanları giyebilecekleri daha uygun giysiler aramaya yönlendirmiş olmalıdır. Ancak, bunun için gerekli hammadde ve daha da önemlisi onu işleyecek teknolojiye ihtiyaç vardı. İnsan bu iki önemli hedefe ise, ancak yerleşik hayata geçtiği ve üretimciliğe başladığı Neolitik devirde ulaşmıştır.

İlk zamanlar dokuma yapmak için gerekli olan hammadde evcilleştirilen koyunların yünlerinden (hayvansal lif) elde edilmiştir. Daha sonraki süreçte ise, başta keten olmak üzere yetiştirilen bitkilerin liflerinden de yararlanılmıştır. İlk üretimciliğe geçilen yerleşmelerde, evcilleştirilen hayvanlar arasında koyunun önemli bir yer tutması, bu bakımdan önemlidir. Dokuma yapmak için elde edilen yünün eğirilip ip haline getirilmesi gerekmektedir. Bunun için, bir çubuğun (iğ) ucuna bağlanan içi delik taş ya da pişmiş topraktan yapılan ağırşaklar kullanılmıştır. İnsanın ilk üretimciliğe başladığı dönemde, bir hammaddeyi işlemesi ve bunu yaparken araç kullanması, önemli bir teknolojik gelişme olarak kabul edilmelidir.’’Cevap:
Soru: Bu görsellerde ve metinde öncelikli olarak tarihle ilgili hangi kavram vurgulanmaktadır?

A) Geçmiş
B) Neden- sonuç
C) Yöntem
D) Değişim ve süreklilik
E) Kanıt

Cevap: D
Soru: Bu metinde tarihsel bilginin hangi özelliklerine değinilmiştir? Açıklayınız.

Cevap: Tarihsel bilginin tarihsel süreçteki olguları ele alma, tarihsel olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kurma, tarihsel olay ve olgular arasında kronolojik akış sağlama, farklı bilim dallarından yararlanma, tarihsel olay ve olgulardaki değişim ve sürekliliği ortaya koyma özelliklerine değinilmiştir.Halil İnalcık bir söyleşide Ömer Lütfi Barkan’ın, Süleymaniye Camisi’nin inşası sırasında tutulan bir masraf defteri bulduğunu ve bu defterdeki bilgileri iki cilt hâlinde yayımladığını anlatmış ve söyleşiye şöyle devam etmiştir:
“Bir giriş yazdı kendisi ama özel terimler var. Meselâ ölçüler, endaze var, parmak var. Nedir bunlar? Onları da izah etti; dediği gibi, tarihçilik için yarı hammadde hazırladı. O neşri kullanarak Osmanlı devrinde işçilik üzerine yazı yazılıyor, nitekim kendisi de bir makale yazdı bunun üzerineİşçilik, ustalar, yevmiyeler nasıl? (…) Barkan bu çerçevede ilginç Osmanlı belgelerini gelecek tarihçilere hazırlama işine girdi. Bana sorarsanız ben ikisini de yapmaya çalışıyorum. (…) Bizim tarihimizi incelemek o kadar güçtür, çünkü, arşiv kaynakları neşredilmemiştir. Onun için Türk tarihçisi bir yere varmak için hem mühendis, mimar olacak, hem de amele gibi çalışacak. Belgeleri bulacaksınız, doğru neşredeceksiniz. Sonra ondan çıkacak genel bakışı, genel sonuçları formüle edeceksiniz. Bizim vardığımız tarihçilik bu, benim en yakın olduğum kimse Barkan’dı.”Enslaved.org, köle ticaretine dâhil olmuş (köleleştirilmiş insanlar ve köle tüccarları) yüz binlerce kişi hakkında bilgi içeren bir genel ağ sitesidir. Bu site aracılığıyla Atlantik Okyanusu kıyılarından köle yapmak için gemilerle kaçırılan 12 milyondan fazla Afrikalının ve Amerika kıtasında köle olmaya zorlanan yüz binlerce kişinin kökenleri hakkında bilgi edinmek mümkündür. Enslaved.org projesi, tarih boyunca köle ticaretinde yer almış toplulukları araştıran ve bu toplulukların deneyimlerini dijitalleştirmeyi amaçlayan bir girişimdir. Bu projeyle dünya genelinde arşivlerde korunmuş mektuplar, günlükler, kayıt defterleri, vaftiz sertifikaları, askerî kayıtlar, gazete ilanları ve diğer arşiv materyalleri dijitalleştirilmiş; böylece özgürlükleri elinden alınan kadınlar, erkekler ve çocuklar yeniden kökleriyle buluşturulmaya çalışılmıştır. Bu site üzerinden 680 bin kişinin Afrika’daki adına, yaşına, cinsiyetine, gemiye bindirildiği ve indirildiği yerlere ilişkin bilgilere ulaşılmakta; ayrıca kölelikle ilgili deneyimi olan topluluklarla da iş birliği yapılmaktadır. Enslaved.org; araştırmalara erişilebilir olması, birlikte çalışabilir olması ve yeniden kullanılabilir olması açısından ve sürdürülebilir bir proje olması yönüyle kendi alanında çok önemli bir örnektir.”

Soru: Dijitalleşme öncesi ile dijital dönemdeki tarih araştırma ve yazımları arasında ne gibi benzerlik ve farklılıklar vardır? Açıklayınız.

Cevap: Dijitalleşme öncesinde tarihçiler, kaynaklara erişmek için fiziksel olarak arşivlerde çalışmak ve belgeleri manuel olarak incelemek zorundaydılar. Dijital dönemde ise belgeler dijitalleştirilerek çevrim içi platformlardan erişilebilir hale geldi, bu da araştırma sürecini hızlandırdı. Ancak her iki dönemde de tarihçiler, belgelerin doğru analizini yapma ve sonuçları formüle etme görevini sürdürüyorlar.Dijitalleşmenin tarih araştırma ve yazım süreçlerine etkileri neler olabilir? Gerekçeleriyle açıklayınız.

Cevap: Dijitalleşme, tarih araştırmalarını hızlandırarak araştırmacılara daha geniş bir kaynak yelpazesine erişim imkânı sunar. Ayrıca, dijital araçlar sayesinde büyük veri analizleri ve yeni bağlantılar keşfetmek daha kolay hale gelir. Ancak, dijitalleşme aynı zamanda bilgi güvenliği ve veri doğruluğu konusunda yeni zorluklar yaratabilir, bu yüzden dikkatli kullanım gerektirir.Bu tarihî yapılar hakkında bilgi edinmek bireye ve topluma ne gibi faydalar sağlar? Açıklayınız.

Cevap: Bu tarihî yapılar hakkında bilgi edinmek, bireyin tarihî ve kültürel miras hakkında farkındalığını artırır ve geçmiş uygarlıkların bilgi birikimini anlamasına yardımcı olur. Toplum için ise, bu tür yapılar kimlik ve aidiyet hissini güçlendirir, tarihî geçmişi koruma bilinci geliştirir ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlar.
Soru: Bu tarihî yapıları ziyaret eden bir kişi;
I. kültürel mirasa sahip çıkıldığı,
II. gelecek nesiller için örnek oluşturduğu,
III. bütün yapıların ticari amaçla inşa edildiği
düşüncelerinden hangilerine ulaşabilir?

A)Yalnız1.   B)Yalnız2.   C) Yalnız3. D)1 ve 2 E)1 ,2 ve 3
 Cevap=E

Geçmişten günümüze kadar binlerce yazılı belge ulaşmasına rağmen Anadolu’da Hititlerden önce meydana gelen tarihî olaylar ve siyasi gelişmeler hakkında kapsamlı bilgi edinilememiştir. Bununla birlikte Kültepe-Kaniş ören yerinde yapılan kazılarda Asuru tüccarların ticari faaliyetleriyle ilgii çok sayıda tablet bulunmuştur. Bu tabletlerde tüccarlar, sadece kendi faaliyetleriyle ilgili bir problem yaşadıklarında siyasi ya da  değinmiştir. Bu bilgiler de anck ehire isyan çıktığı, taht kavgası yaşandıl öldüğü ya da tahta çıktığı, salgın bir hastalığın baş gösterdiği gibi yüzeysel ve kronolojik olmayan haberlerden ibarettir.

Soru: Yazar, tarihsel bilginin üretim sürecindeki hangi aşamayı gerçekleştirerek bu metni yazmıştır? Bu aşamanın araştırma sürecini nasıl etkileyeceği konusunu gerekçeleriyle açıklayınız.
Cevap: Yazar, tarihsel bilginin üretim sürecinde kaynaktaki bilgilerin sınırlılıklarına yönelik değerlendirmelerde bulunarak kaynağı sorgulama aşamasını gerçekleştirmiştir. Bu aşamanın gerçekleştirilmesi tarihsel bilginin üretim sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine, bir sonraki aşamada kaynakların doğru yorumlanmasına katkı sağlayacaktır. Kaynakların sınırlılık, geçerlilik ve güvenilirlik açısından sorgulanması özgün ve bilimsel bir çalışmanın ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Soru: Yazarın bu metinde ortaya koyduğu değerlendirmelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Kaynaklardaki çelişki ve tutarsızlıkları belirlemiştir.
B) Kaynakların sınırlı oluşuyla ilgili çıkarımda bulunmuştur.
C) Kaynaklardaki farklı bakış açılarını analiz etmiştir.
D) Konuyla ilgili olan ve olmayan bilgileri ayırt etmiştir.
E) Ulaştığı bilgileri güvenilirlik açısından kontrol etmiştir.

Cevap: B


Bir grup öğrenci, tarih öğretmenlerinin yönlendirmesiyle merak ettikleri ve ilgi duydukları Eski Çağ medeniyetlerinin önemli merkezleri hakkında araştırma yapmak istedi. Zeynep v Ali, konu olarak Hitit İmparatorluğunun başkenti Hattuşaş’ı (Boğazköy) seçti. Önce kapsamlı bir kaynak taraması yaparak ilgili kaynakları belirlediler. Zeynep, kütüphaneye giderek Hattuşaş hakkında yazılmış tarih kitaplarından ve ansiklopedilerden bilgi topladı. Ali ise genel ağ üzerinden farklı siteleri ziyaret ederek birçok akademik makaleye ulaştı. Ayrıca Hattuşaş’la ilgili belgeselleri izledi ve Anadolu Medeniyetleri Sanal Müzesinde bir gezinti yaptı. Zeynep ve Ali, yaptıkları araştırmalar sonucunda Hattuşaş’ın MÖ 1700-1200 yıllarında başkent olduğunu, burada yapılan kazılarda çok sayıda anıtsal kapı, tahıl ambarı, saray, tapınak, yazıt, çivi yazılı kil tablet, “bulla” adı verilen mühür baskılı kil topak ve çanak çömlek bulunduğunu öğrendi. Ancak ulaştıkları bilgileri karşılaştırdıklarında birbiriyle çelişen bazı veriler olduğunu fark eden Zeynep ve Ali, öğretmenlerine bu durumun nedenini ını nasıl etkileyeceğini, ayrıca bu aşamadan sonra ne yapmaları gerektiğini sordu.

Bir grup öğrenci, tarih öğretmenlerinin yönlendirmesiyle merak ettikleri ve ilgi duydukları Eski Çağ medeniyetlerinin önemli merkezleri hakkında araştırma yapmak istedi. Zeynep ve Ali, konu olarak Hitit İmparatorluğunun başkenti Hattuşaş’ı (Boğazköy) seçti. Önce kapsamlı bir kaynak taraması yaparak ilgili kaynakları belirlediler. Zeynep, kütüphaneye giderek Hattuşaş hakkında yazılmış tarih kitaplarından ve ansiklopedilerden bilgi topladı. Ali ise genel ağ üzerinden farklı siteleri ziyaret ederek birçok akademik makaleye ulaştı. Ayrıca Hattuşaş’la ilgili belgeselleri izledi ve Anadolu Medeniyetleri Sanal Müzesinde bir gezinti yaptı. Zeynep ve Ali, yaptıkları araştırmalar sonucunda Hattuşaş’ın MÖ 1700-1200 yıllarında başkent olduğunu, burada yapılan kazılarda çok sayıda anıtsal kapı, tahıl ambarı, saray, tapınak, yazıt, çivi yazılı kil tablet, “bulla” adı verilen mühür baskılı kil topak ve çanak çömlek bulunduğunu öğrendi. Ancak ulaştıkları bilgileri karşılaştırdıklarında birbiriyle çelişen bazı veriler olduğunu fark eden Zeynep ve Ali, öğretmenlerine bu durumun nedenini ve çalışmalarını nasıl etkileyeceğini, ayrıca bu aşamadan sonra ne yapmaları gerektiğini sordu.


Soru: Tarih öğretmeni, Zeynep ve Ali’nin sorduğu sorulara nasıl bir cevap vermelidir? Açıklayınız.

Cevap: Öğretmenleri, Zeynep ve Ali’ye tarihsel bilginin üretim sürecinde kullanılacak kaynaklar, gerçeklik ve güvenilirlik açısından dikkatle sorgulanması ve kaynaktaki bilgilerin doğru olup olmadığı belirlenmesi gerektiğini diğer aşamalara geçtiklerinde yapılan çalışmanın güvenilirliğini ve doğruluğuna olumsuz yönde etkileyeceğini belirtmelidir.
Soru: Bu metinde geçen birinci elden ve ikinci elden kaynaklar nelerdir? Yazınız.

Cevap: Tarih kitapları, ansiklopediler, akademik makaleler ve belgeseller ikinci elden kaynaklar; anıtsal kapı, tahıl ambarı, saray  

Kaynak: Milli eğitim 9.sınıf Tarih ders kitabı